Psikoteknik Raporu | Psikoteknik Belgesi | Psikoteknik Kartı | Psikoteknik Testlerin Süresi | Psikoteknik Raporunun Geçerlilik Süresi | Ehliyet iadesi için Psikoteknik Muayene Raporu | Psikoteknik Merkezi | Psikoteknik Merkezimizin Çalışma Saatleri | Psikoteknik Ücreti | SRC Belgesi Muafiyeti | Psikoteknik Raporunu Kimler Almalı | Psikoteknik Fiyatı | Psikoteknik Merkezimizin Krokisi | Viyana Test Sistemi | Psikoteknik İhlalinin Cezası Nedir ? | Psiko-teknik | Türkiyedeki Bütün Psikoteknik Merkezleri |

Bizden Haberler
 
     
   
Sürücülere yeni kurallar geliyor
 


Yük, yolcu ve eşya taşıyan ticari ve okul servisi şoförleri için 2008 Ocak ayından itibaren psiko-teknik değerlendirme belgesi alması zorunlu hale geldi. Marmara Değerlendirme Merkezi de, ağır vasıta ve okul servisi kullanan sürücülerin alması gereken psiko-teknik değerlendirme belgelerini alması için hizmet veriyor.
Bu belgeyi almaya hak kazanamayan sürücüler ise İl Sağlık Müdürlüğü’ne yapılan itiraz sonucunda tekrar belge almak için psiko-teknik testini tabii tutulacak. Ayrıca merkez sadece yasa gereği zorunlu olan sürücülere uygulanan psiko-teknik değerlendirmenin yanı sıra, kurumsal alanda hizmet veren firmaların sürücülerini de aynı yöntemle değerlendiriyor.
Marmara Psiko-teknik Merkezi’nden Psikolog Selime Camadan, psiko-teknik değerlendirme belgesi veren merkezlerde mutlaka psikiyatrist ve psikolog bulunması gerektiğini belirterek, sadece Sağlık ve Ulaştırma Bakanlığı’nın onayladığı kurumların bu belgeyi verebileceğine dikkat çekiyor. Camadan, Marmara Psiko-teknik Merkezi’nde uygulanan yöntemle ilgili de şu açıklamalarda bulunuyor:
“Çalışma psikolojisinin bir dalı olan psiko-teknik değerlendirme, bireyin belirli bir işteki yeterliliğinin ortaya konması amacıyla, gerekli bedensel ve zihinsel özelliklerinin testler aracılığıyla ölçülmesidir. Dolasıyla, bu yöntem belirli bir işe uygun olup olmadığını anlamaya yönelik olarak tasarlanmış bir inceleme ve değerlendirme yöntemidir. Sürücülerde psiko-teknik değerlendirme de , sürücülerin güvenli araç kullanmalarını sağlayan zihinsel özelliklerinin (algı, dikkat, hafıza, muhakeme v.b.), psiko-motor yetenek ve becerilerini (tepki hızı, göz, el ayak koordinasyonu v.b.) tutum ve davranış, alışkanlık ve kişilik özellikleri (risk alma, saldırganlık, sorumluluk, öz kontrol v.b.) ölçülüyor. Böylece şoförlerin ve sürücülük açısından uygunluğu hakkında bir sonucu varılıyor. Değerlendirmede yaş ve eğitim göz önünde bulunduruluyor. Başarıda testteki en az 4 temel olmak üzere toplam 5 bölümden başarılı olması şartını da arıyoruz”
Camadan ülkemizdeki psiko-teknik değerlendirmenin esasları ve uygulama biçiminin Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 79. maddesi ve aynı yönetmelikte yer alan 4 sayılı cetvelle belirlendiğini belirtiyor. Camadan Türkiye’de psiko-teknik değerlendirmeye alınma nedenlerini de şöyle sıralıyor:
1- Ehliyetin yasal nedenlerle geri alınması halinde, tespit edilen kural ihlallerinin sürücülük için gerekli yetenek ve becerilerin eksikliğinden kaynaklanıp kaynaklanmadığına ilişkin bir sonuca varılması.
2- Sürücü olması uygun olmayan kişilerin belirlenmesi.
3- Mesleği sürücülük olan kişilerin, çalışmaya devam ettikleri sürücülük açısından uygun olup olmadıklarının belirlenmesi.
4- Yüksek sürücülük performansı gerektiren alanlar için sürücü seçimi amacıyla psiko-teknik değerlendirme yapılıyor.

 

Yazarlar / Kaan Arslanoğlu

Ehliyetini kaptıranların çoğu zengin

 

 

Yaşadığımız trafik çıldırısının nedenlerini anlayabilmek için yetkili uzmanlara başvurdum. Marmara Psikoteknik Değerlendirme Merkezi'nde Psikiyatr Dr. Kristin Oskanyan ve modern test sistemini Türkiye'de ilk kuran Bilge Özkarahan'la konuştum. 'Kadın sürücü' kavramı bir 'oksimoron' mu, bu arada onu da öğrendik.
 
  • Değerlendirme için size kimler gönderiliyor? Ne işlem yapıyorsunuz?

    Kristin Oskanyan: Karayolu Taşıma Yönetmeliği'ne göre tüm profesyonel sürücüler beş yılda bir psikoteknik muayeneden geçmek zorundalar. Şimdi bunu yapan resmi bir kurum yok, Sağlık Bakanlığı'nca yetkilendirilen özel kurumlar var. Halihazırda 15 ilde 27 merkez çalışıyor. Bunlardan 22'sinde bizim de uyguladığımız Viyana Test Sistemi kullanılıyor. İkinci olarak da ehliyeti elinden alınan sürücüler gönderiliyor. Psikoteknik muayeneden sonra psikiyatrik görüşme yapıyoruz ve onun sonucuna göre belirgin bir psikopatoloji, alkol ve madde bağımlılığına dair bulguya rastlanmadığında rapor düzenliyoruz. Kişi ehliyetini geri alabiliyor.
     
  • Bilge Bey, siz bu merkezin sahibi ve sistemin ilk kurucususunuz. Böyle bir iş koluna yönelmek nereden aklınıza geldi?
    Bilge Karahan: Aslında psikoteknik laboratuvar 50'li yıllardan beri İETT'de var. Bizim kullandığımız bilgisayarlı sistemin mekanik cihazlılarını şimdi müze haline getirmişler, sergiliyorlar. Ama evet, bilgisayarla test yapan ilk modern merkez burasıdır. Ben endüstri mühendisiyim. Toyata'nın Adapazarı'ndaki fabrikası kurulurken işçi seçiminde kullanmak üzere bir test arıyorlardı. Biz o sırada bir Avusturya firmasıyla tanıştık. İşte o sıra ilk cihazımız geldi. 91-92'de oluyor bunlar. İşçi seçimi işi dışında müşterimiz yoktu önceleri. Sürücü muayeneleri için ilk müşterimiz Varan Turizm oldu 94'te. Sonra peş peşe gelmeye başladılar. Şimdi mesela uzun yıllardır Om-San'la çalışıyoruz. Onların üç binden fazla sürücüsünün değerlendirmesini yaptık. Bu işin bir kurumsal ayağı var, bir de yasal ayağı var. Kurumsal olanı anlattım, ağırlıklı işimiz bu. Şirketler kendi eleman kalitelerini artırmak için bize başvuruyor. Yasal olan da kendi içinde ikiye ayrılıyor: Biri periyodik muayeneler, öbürü ehliyet iadesine dönük. Bir sürücü bir yıl içinde beş defa radara yakalanırsa, alkollü araç kullanırsa, 100 ceza puanını geçerse bir yıl süreyle ehliyetine el konuyor.

    ÇOĞU İŞADAMI
     
  • Beş kere radara yakalanmak hayli zordur herhalde?

    B.K: Bazılarına çok kolay. Bizimki buradan İzmir'e yola çıkıyor, Susurluk'ta arabayı bırakıyor, otobüsle devam ediyor. Yakında beş defa kırmızı ışıkta geçenlerin de başına aynı şey gelecek.
     
  • O daha da zor?

    B.K: Zor değil. İstenirse şuradan şuraya beş defa yakalanırsınız. Kritik yerlere kamera yerleştirecekler, plakayı çekecekler. Yeni ekmek kapıları açacak bu.
     
  • Açsın ama yararı dokunsun.

    B.K: Açsın tabii, ben şunu diyorum, devletin devlet olduğunu gösterebileceği yegane yer işte bu trafiktir. Başka türlü devletliğini kanıtlayamaz.
     
  • Çok başvuru oluyor mu ehliyeti geri alınanlardan? Onlarda bir zeka problemi görüyor musunuz?

    K.O: Ehliyet kaptırdığı için gelenler çok değil, ayda dört beş başvuru var. Profesyonel sürücü muayenelerinde zeka problemleriyle karşılaştım. Sürat yapanların zekaları da iyi, ekonomik güçleri de. Psikoteknikten de bayağı iyi sonuçlar alıyorlar. Neredeyse tamamı ticaretle uğraşan ve iş nedeniyle şehirler arasında sürekli dolaşan insanlar. Sorduğumuzda bazı yerlerde hiç olmayacak konumlara radar konduğunu söylüyorlar. Mesela otoyolken kısa bir bölümünün otoyoldan çıktığını, yeterli işaret bulunmadığını söylüyorlar. Çoğu ehliyeti kaptırdıktan sonra kullanmaya devam ettiğini belirtiyor. Hatta birkaç yıl geçmiş aradan, hadi gidip geri alayım bari diye geliyor.
     
  • Alkollü yakalananlar?

    K.O: Çoğunluğu sosyal içici. Bakıyorum hızları da yok, gece hayatından dönerken bir şekilde yakalanmışlar.
     
  • Adsız alkoliklerden sonra hızsız alkolikler de çıktı demek. Trafik sabıkaları da vardır.

    K.O: Evet. Ciddi bir kazan var mı diye soruyorum, tabii ufak tefek kazaların olmaması imkansız, yaralamalı kazanız var mı diye soruyorum. Ölümlü, yaralamalı kazalara karışan çıkıyor.
     
  • Hız yapanlar ne tür tipler?

    K.O: Büyük bölümü ekonomik durumu iyi işadamları.
     
  • Çiftehavuzlar'dasınız, semtinizin özelliğinden mi bu?

    K.O: Hayır, zaten sadece birkaç merkez var İstanbul'da. Bize başka şehirlerden de gelenler oluyor.
     
  • Olumsuz rapor veriyor musunuz hiç? Onlar ne yapıyor?

    B.K: Veriyoruz elbette, ama çok az. Yüzde bir gibi bir oran. Sistem ciddi uygulansa bu oran en az yüzde on beşe çıkar. Ehliyeti geri alamaz raporu verildiğinde kişi sağlık müdürlüğüne itiraz ediyor. Orada bir komisyon kuruluyor, sonra merkeze tekrar gönderiliyor. Sonuçta ittire kaktıra geçiriyorlar.

    CEZALAR ETKİSİZ
     
  • Ben kendi meslek deneyimimden biliyorum, ehliyetliler arasında okuma yazma bilmeyenlere rastlıyorduk.

    K.O: Bu bizim de derdimiz. Fark ediyoruz durumu, adam parasını verdik aldık, sana ne diyor.

    B:K: Böyle bir durumla ilk karşılaştığımızda vay be, nasıl yakaladık dedik. İçişleri Bakanlığı'na sorduk. Bize dediler ki hiç başınızı belaya sokmayın, biz bunu Milli Eğitim Bakanlığı'na sorduk, okuma yazması yok ama diploması var, ne olacak diye. O ilkokul bizim yetkilendirdiğimiz bir okuldur, oradan alınan diploma da geçerlidir cevabını almış İçişleri Bakanlığı.
     
  • Vatandaş teröre, şehitlerine karşı çok duyarlı, ama her gün trafikte sapır sapır insan ölüyor. Kazaları ve bu kahredici duyarsızlığı neye bağlıyorsunuz?

    K.O: Lübnan'da son iki ayda ölenlerin sayısı kadar Türkiye'de trafik kazasında ölen olmuş. Neredeyse her ailede trafik kazasından ölen biri var. Bunun eğitimle ilgili olduğunu düşünüyorum, toplumdan aldığı değerler, yetiştiği ortam, ailesi, kültür, saygı... Bu kavramlarda bir yetersizlik olduğunu düşünüyorum. Trafik kurallarına uymayanlar kendinde her şeyi yapma hakkını gören insanlar. Cezalar yeterli değil. Trafik kazasında ölüme neden olup da birkaç yıl hapiste yatan yok. Sadece kaza mahallini terk etmişse, o zaman suçlu gibi görülüyor. Bir iki ay yatıyor, sonra çıkıyor.

    B.K: Çanakkale Savaşı'nda kaybettiğimiz insan kadar insan kaybetmişiz yollarda. Cezalar çok etkisiz. Adam veya kadın ters yola giriyor, basit bir kural ihlali gibi görünebilir. Ya karşıdan ambulans geliyorsa, ya arabanın içinde doktora yetişen bir hasta varsa. Denirdi ya, üç beş kişiyi Taksim'de sallandıracaksın her şey düzelir; şaka bir yana, ona benzer. Böyle basit gibi görünen kural ihlallerini cinayete teşebbüsten yargılayacaksın, üç beş ay içerde yatıracaksın, bazı şeyler düzelir. Ehliyetini alıyorsun kişinin, ama şakacıktan, kullanmaya devam ediyor. Şimdi biz psikoteknik değerlendirme yapıyoruz, sonra doktorumuz onu psikiyatrik muayeneden geçiriyor. Biz başarısızdır da desek kararı psikiyatri uzmanımız veriyor. Doktora yetki verilmiş. Tek bir doktor ne yapsın. Son kararı, bu kişi sürücü olamaz kararını bir heyet vermeli, heyette kimler olduğu da bilinmemeli. Bir de psikoteknik değerlendirme işi şarlatanlığa açık bir alan. Merkezler de iyi denetlenmeli.
     
  • Doktorlara yönelik tehditler de oluyor demek ki bu durumda?

    B.K: Evet, daha önceki doktorumuzun başına gelmişti.

    K.O: Kişi psikopatsa, ama yeteneği iyiyse testten kolayca geçiyor. Fakat bu kişi psikopattır, ehliyetini geri alamaz demek hiç kolay değil.
     
  • Senin ehliyetin var mı?

    K.O: Var, ama ben araç kullanmıyorum.
     
  • Yaygın bir kanı var, daha çok erkekler arasında: Kadınların sürüş yetenekleri iyi değildir diye. Bu görüşe katılıyor musun?

    K.O: Vallahi ben katılıyorum. En azından bugün için böyle. Belki birkaç kuşak sonra dünya devam ederse farklı olabilir.
     
  • Testlerde bir fark çıkıyor mu?

    K.O: Sokakta biliyoruz ki bir fark var, ama testlerde fark göremedik açıkçası.
     
  • Arkadaşım içgörü sahibi bir insan, bakın ehliyeti var ama trafiğe çıkmıyor. Siz de aynı fikirde misiniz bu konuda?

    B.K: Tersini düşünmek mümkün mü. Ehliyeti alınmış epeyce bir bayan sürücü geldi bize. Oran olarak erkeklere göre daha az elbette. Fakat testlerde hayli başarılıydılar, o kesimi ayrı değerlendirmek gerek.

    HAM ZEKA LAZIM

    Sosyolog Yasin Şahin beni test odasına aldı ve kısa uygulamalar yaptık. İşlem normalde 1 saate yakın sürüyor. Ama ben deneme bölümünde pes ettim; çünkü hiç de kolay değil. Kendimi yetenekli bir sürücü bilirdim, fakat baktım bazı bölümlerde zorlanıyorum, tamam güzelmiş dedim bıraktım. Hele o bilgisayar ekranında üstünüze gelen araçlardan kenardaki bankete çarpmadan kurtulmaya çalışırken, sağdan ve soldan gelen ışıklara aynı anda cevap verdiğiniz deney çok zorlu. Arkadaşım Kristin'e göre sürüşte başarı için önce ham bir zeka olması lazım (Benim zekam zaten hamdır diye işin içinden sıyrıldım). Üstüne, çabuk anlama, dikkat, dikkatin sürekliliği, çabuk ve doğru reaksiyon verme gibi başka özellikler de gerekiyor. Bazı kurumlar sürücülerinde yasal olarak yeterli kabul edilenden daha yüksek performans istiyormuş. Zorunlu gönderilen bazı insanlar çok isteksiz geliyor, belki daha başarılı olabilecekken gerçek performanslarını sergileyemiyorlarmış. Yakında psikoteknik muayeneye hazırlık dershaneleri de çıkarsa sakın şaşmayın.
     
  • Psikoteknik Raporu Olmayanlar Ticari Taşıt Kullanamayacak
    (İhlas Haber Ajansı) 10.05.2008 11:55 [1346446] tarih 10.05.2008, 23:27:24 Uhr

    1 Ocak 2008 yılında yürürlüğe giren düzenlemeye göre, Psikoteknik Raporu olmayanlar, ticari taşıt kullanamayacak.
    Psikoteknik Raporu zorunluluğu getiren düzenleme ile ilgili açıklama yapan Kardelen Psikoteknik Değerlendirme Merkezi Kurucusu Şenol Sarı, "Psikoteknik Raporu olmayanlar, ticari taşıt kullanamayacaktır" dedi. Trafik kazalarının yüzde 95'inin sürücü hatalarından kaynaklandığını belirten Sarı, "Ülkemizde her yıl ortalama 580 bin trafik kazası oluyor. Bu kazalarda 135 bin kişi yaralanıyor. 6-7 bin kişi de hayatını kaybediyor. Güvenli araç kullanma kalite belgesi olan psikoteknik değerlendirme bir saatten az olmamakta ve psikiyatri uzmanı muayenesinden de geçmektedir. Bu testlerde başarılı olamayanlar ticari taşıt kullanamayacaktır" dedi.

    Psikoteknik Raporu'nun hazırlanması hakkında bilgi veren Şenol Sarı, "Güvenli sürücülük kişilik özellikleri trafiğe ilişkin boyutları ve tutumlar kapsamında ise sosyal sorumluluk, trafik kurallarını kabul etme eğilimi, oto-kontrol, duygusal denge, risk alma eğilimi, saldırgan davranışlara karşı tutumlar değerlendirilmektedir" şeklinde konuştu.

    Kanun ve yönetmelik hakkında da açıklamalarda bulunan Sarı, sözlerine şöyle devam etti:

    Karayolu Taşıma Yönetmeliğin 60/e maddesi uyarınca, Yönetmelik kapsamında faaliyet gösteren sürücülerin bedeni ve psikoteknik açıdan sağlıklı olduklarını gösteren sağlık raporunu/raporlarını yetkili sağlık kuruluşundan her beş yılda bir almaları şart olup, buna aykırı hareket edenlere Yönetmeliğin 73/b maddesi uyarınca 5 ihtar verilmektedir. Kanunda öngörülen ve bu yönetmeliğin 60. maddesine aykırı hareket eden yetki belgesi sahiplerine beş ihtar verilmektedir. İhtarların veriliş tarihinden itibaren ilgilinin 90 gün içerisinde Bakanlığa yazılı başvuruda bulunarak, verilen ihtarların paraya çevrilebilmesi için her ihtar için 100 YTL olmak üzere yetkili saymanlığa ödemede bulunduğunu bildirmesi ve bunu belgelemesi halinde ihtarlar kaldırılır. Bu 90 günlük süre içerisinde müracaat edilerek paraya çevrilmeyen ihtarlar kaldırılmaz. Bu nedenle yolcu ve eşya taşımacılığı yapan tüm firmalarımızın bünyesinde çalıştırmakta oldukları şoförlerin bir an önce Psikoteknik Değerlendirme Raporlarını aldırmaları gerekmektedir.